Prof. Dr. Fatma Çiçek DERMAN

Hattatı:
Cırcırlı
Ali Efendi

Istılah ve tâbir (Arabça), deyim (Türkçe), terim (Fransızca) kelimeleri eş anlamlı olup bunun ilmine terminoloji denilir. Sanat ve meslek kollarının özel kelimelerine verilen isimlerdir. Istılahların en önemli özelliklerinden biri, sanat veya bilim kavramına tek karşılık olmasıdır. Terimlerin anlamları sabittir ve yoruma açık değildir. Bunlar, aynı işi gören kimselerin üzerinde anlaştıkları, ama bu işin dışında olanların ancak sorarak öğrendikleri sözlerdir. Tanzimat’dan sonra Batı dünyasından gelen Fransızca kavram ve terimler Türk diline girmeye başlamıştır. Bunu önlemek maksadıyla 1913 yılında Maarif-i Umumiye Nezâreti tarafından, Istılâhat-i İlmiyye Encümeni adıyla bir cemiyet kurulmuştur. Batı kaynaklı terimlere Türkçe karşılıklar bulmak gayesiyle çalışmaya başlayan cemiyet uzun süreli olmamıştır. Aynı zaman diliminde, Medresetü’l-Hattâtîn hocası olan mücellid ve müzehhib Bahaddin Efendi vasıtasıyla, nesilden nesile devam edegelen ve yazıya geçirilmemiş olan pek çok deyim de doğru şekliyle günümüze ulaşmıştır. Bu iki kanaldan gelen ıstılahlar, örneklerle makalede anlatılmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz