Mine DEMİRKAN

Arap alfabesi İslamiyet’in ilk günlerinde tam olarak gelişmemiş olsa da, başta Türkler olmak üzere İslam’ı kabul eden topluluklar Arap alfabesini benimsemiş ve Hüsn-i Hat sanatı doğmuştur. Hat sanatı; Abbasi, Emevi, İran ve diğer İslam topluluklarındaki sanatçıların gayreti ile hızlı bir şekilde ilerlemiş, Türklerin İslamiyet’i kabul etmesi ve Arap harflerini kullanmaya başlaması ile zirveye çıkmıştır. Halk arasındaki “Kur’an-ı Kerim Mekke’de indi, Kahire’de okundu, İstanbul’da yazıldı” sözü bunun en güzel örneğidir. Türk hat sanatçılarını diğer sanatçılardan ayıran bir başka özellik ise sanatçıların resim ile yazı sanatını birleştirmesi ve böylece ortaya “yazı-resim” sanatını çıkarmış olmalarıdır. Bu sanata, daha çok halk sanatçıları, tekke mensupları rağbet göstermesine rağmen Hattat İsmail Zühdi Efendi, Hattat Mustafa Rakım, Hattat Şefik Bey, Ömer Vasfi Efendi, Aziz Efendi gibi büyük üstatlarında eserleri vardır. Eserlerde külah, cami, ibrik, insan, hayvan veya bitki formları da kullanılmıştır. Bu çalışmada, “yazı-resim” sanatı hakkında bilgi verilmiş, Türkler için hat sanatının önemi anlatılmaya çalışılarak “yazı-resim” sanatı örnekleri incelenmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz